48 Saatte Ordu Gezilecek Yerler ve Lezzet Turu

Sevda Serbest tarafından yazıldı

Doğu Karadeniz Bölgesinin kapısı konumundaki Ordu’yu nihayet keşfedebildim. Ordu gezilecek yerler konusunda o kadar geniş ki, asla bir kez gelmek Ordu’yu tam anlamıyla keşfedebilmek için yetmez. Ordu’da çağdaş bir sahil kentinin yanı sıra hemen kıyı şeridinden başlayan dağlar, uçsuz bucaksız ve yemyeşil yaylalar, mavi ve yeşilin kucaklaştığı koylar ve özgün bir yemek kültürü bulmak mümkün. Havalananından Ordu kordon boyunca otele giderken bi an acaba ”İzmir’de miyim” diye sormadım değil. 100 km.’lik kıyı şeridi bulunan Ordu’nun 60 km.lik kıyı bölümü kumsallardan oluşuyormuş. Bu özelliği ile diğer Karadeniz illerinden farklı bir yapıya sahipmiş. Çoğu Ordulu bu plajlarda yüzüyordu. Vakit olsaydı kesinlikle bir günümü bu kumsallara ayırmak isterdim. Hadi gelin 48 saatte Ordu’da nereleri gezdik, nerede konakladık ve neler yedik bi bakalım.

Yolunuz Rize’ye de düşecekse sizi Rize gezi rehberine alalım.

Ordu’nun Tarihi

Ordu gezilecek yerler listeme başlamadan önce biraz şehrin tarihinden bahsedelim. Ordulular şehirleri için ”Oksijenin Yurdu” demişler. Elbette Oksijenden zaman zaman başımızın döndüğüne tanık olduk. Ordu, Boztepe’nin batıdan çevirdiği Kiraz Limanı adlı koyun kenarında 18. yüzyılın sonlarına doğru kurulmuş. Antik dönemlerde bu yörede bulunan Kotyora şehri, içeriye doğru giden bir kara yolunun başında yer alıyormuş. Ordu’da pek çok yerde Kotyora/Cotyora ismini göreceksiniz. Pek çok farklı uygarlıkların kendisine yer edindiği Ordu, Bizans’ın denetiminde Trabzon’da kurulan Rum Devletinin sınırları içinde yaşadıktan sonra 1270-1380 yılları arasında, Hacı Emîroğulları tarafından fethedilip Osmanlı Devleti sınırlarına girmiş.1876’da Trabzon’a bağlı  olan Ordu, Cumhuriyet ile birlikte 1923’te il olmuş.

Ordu’ya Nasıl Gidilir?

Ordu’ya nasıl gidilir diye merak edenler için karadan ve havadan farklı ulaşım seçenekleri olduğunu söyleyebilirim.Samsun’dan tren ile ulaşabileceğiniz Ordu’ya diğer tüm şehirlerden otobüs ile ulaşabiliyorsunuz. İstanbul’dan 14, Ankara’dan 10 saat gibi süreleri de göz önüne almanız lazım. Kendi aracınızla ise E80, E90 ve D190 gibi otoyolları kullanarak Ordu’ya ulaşmak mümkün.

Uçak ile gitmek isterseniz elbette her şey kolaylaşıyor. Otobüsle 10 saatten fazla süren Ordu yolculuğu uçakla 1 buçuk saate iniyor. Ordu – Giresun Havalimanı, sahildeki muhteşem konumuyla insanı büyülüyor. Uçaktan inerken cam kenardında olduğunuza emin olun:) Ordu – Giresun Havalimanı, şehir merkezine de 18 km uzaklıkta yer alıyor. Yine Samsun ve Sinop havalalanlarını da Ordu’ya gelmek için kullanmak mümkün.

Ordu’da Hava Nasıl?

Biz Orduya gittiğimizde nemden nefes alamadığımız zamanlar oldu. Bu nedenle bolca yedek tişört vs. almanızda fayda var. Genel olarak Ordu’da hava kıyıda ya da iç kesimde olmak üzere farklılaşıyor. Kıyı kesimlerinde tipik bir Karadeniz iklimi var. Yazlar serin, kışlar ılık ve her mevsim yağışa hazır bir Ordu. İç kesimlerde ise yaz ayları sıcak kışlar kurak ve hatta kar yağışlı olurmuş.

Maalesef biz Ordu’dan döndükten sonra yoğun bir yağış sonrası kötü bir sele maruz kaldı Ordu şehri. HES ve hatalı yapılaşma da bu tip doğal felaketleri hızlandırıyor Karadeniz bölgesinde. Ordu’nun bu konuda şehrine sahip çıkmasını diliyorum.

Ordu’da Konaklama

”Geçilecek değil, kalınacak şehir” demişler Ordu için. Çok ama çok doğru bir söz. Ordu’da merkeze yürüme mesafesinde konaklamak istiyorsanız, deniz de odamdan otelin her bi yerinden görünsün derseniz Anemon Ordu’dan başkasını düşünmeyin derim. Anemon Ordu Hotel, Otogara 2,5 km olup, Ordu-Giresun Havalananına 20 km mesafede konumlanmış. Toplantılar ve iş gezileri için çok uygun bir otel olan Anemon Ordu, hemen sahil kenarında oluşu ile neredeyse tüm odaları da deniz görüyor.

Avlusunda denize bakan dev bir yüzme havuzu olan otelde hafta sonu yorgunluğu atmak mümkün. Ayrıca dilerseniz otelin avlusundaki kıyıdan da denize girebiliyorsunuz. Ayrıca Ordu’da ilk ve tek olan fine-dining restoran da bu otelde bulunuyor. Cotyora Restaurant, Karadeniz’in hırçın dalgalarına karşı yöresel Ordu mutfağı sunuyor. (Yazının sonuna doğru restoran izlenimlerimi okuyabilirsiniz.) Ordu’da nadir bulunan alkol içebileceğiniz restoranlardan biri olduğunu da ekleyeyim.

Ordu Gezilecek Yerler

Yazının başında da dediğim gibi Ordu gez gez bitecek gibi bir yer değil. Bu nedenle Ordu gezilecek yerler rehberimin Ordu’ya tekrar gittikçe genişleyeceğini düşünüyorum. Şimdi kendi deneyimlediğim Ordu gezilecek görülecek yerle listesini ve Ordu yeme içme önerilerimi sıralıyorum.

Ordu Merkez

Ordu merkezi sandığımdan çok ama çok çağdaş bir şehir merkezi. Bir yanda bisiklet yolları, geniş sahil kordonu, Boztepe’ye çıkan teleferiğin yanı sıra yamaç paraşütü yapanlar, merkezdeki plajda güneşlenenler… Yolda yürürken bazı Anadolu şehirlerinde hatta İstanbul’da bile hissettiğiniz o rahatsız edici bakışları Ordu’da görmedim. Kadınlar, genç kızlar şortlarıyla özgürce sokaklarda gezebiliyorlardı.

Ordu Sahili

Ordu merkezdeki sahil şeridi gerçekten Karadeniz’in en güzel sahil şeridi sayılabilir. (Samsun ve Artvin’i görmedim) Sahil boyu denize girebileceğiniz kumsal alanı, upuzun ve geniş bisiklet yolları, manzarayı seyre dalmalık banklar ile gezintisi çok hoş bir şerit. Balık tutanlar, kitap okuyanlar ve Ordulularla kaynaşmak için doğru yer.

Paşaoğlu Konağı (Etnografya Müzesi)

Bir şehrin kültürünü anlamanın en iyi yollarından biri şehir müzelerini gezmek. Ordu’ya gelince Boztepe yolu üzerindeki Paşaoğlu Konağı içindeki Etnografya Müzesi’ni de gezdim. Çok zengin bir taş işçiliğine sahip olan bu konak, 1896 yılında Paşaoğlu Hüseyin Efendi tarafından yaptırılmış. 19. yy. sivil mimarisinin en güzel örneklerinden olan konak, zemin ile beraber üç kattan oluşuyor. 444 arkeolojik eser, 1560 adet etnografik eser, 1884 adet sikke, 31 mühür baskı, 21 adet el yazması kitap olmak üzere toplam 3940 adet eser görülebiliyor.

Taşbaşı Mahallesi ve Taşbaşı Kilisesi

Eski bir Rum – Ermeni yerleşimi olan Taşbaşı Mahallesi’ni eski Ordu yerleşimini görmek isteyenleri bekliyor. Hemen merkezdeki bu mahalle Boztepe’nin eteklerine kurulu. Üzerinizden sürekli teleferik ve yamaç paraşütçüleri geçiyor:) Mahallede çok güzel mübadele öncesinden kalma. tarihi evler var. Üç kız heykeli de “yine yeşillendi fındık dalları” türküsündeki üç kızdan geliyormuş. SİT alanı olan bu mahaldeki Taşbaşı Kilisesi, 1853 yılında yörede yaşayan Ortodoks Hristiyanlar tarafından inşa edilmiş, kesme taştan (kubbe hariç) günümüze kadar ayakta kalmış bir bazilika. Ancak duvarlarına yazılar yazılmış olması ve içinin de bakımsız oluşu beni üzdü.

Boztepe

Ordu Merkez’i görmenin en güzel yolu Boztepe’ye çıkmak. Denizden 450 mt. yükseklikte olan Boztepe’de çayımızı yudumlarken, her mevsim bambaşka olan Ordu’nun yeşil ve mavi ile kucaklaşmasını izlemek keyifliydi doğrusu. Yine maalesef Arap turist akını nedeniyle işletmelerin nargile ve Arap müziğine maruz kalma riskiniz de var.

Boztepe’ye en güzel ulaşım yolu teleferik ile. Eğer araç ile çıkacağım derseniz o seçenek de mevcut tabii. 6 km. Asfalt bir yoldan ulaşılabiliyor. Sadece teleferikle çıkıp inmek bile bence Boztepe’ye çıkmak için yeterli bir sebep. Başta çok fark edilmese de oldukça yükseğe çıkıyor bu teleferik ve altınızda şahane manzaralar oluyor. Yaz aylarında 09:00 – 23:00 olan teleferik çalışma saati kış aylarında 21:00’a kadarmış. Tek yön 6 TL olup gidiş-dönüş 10 TL gibi bir ücreti var. Ordulular belli ki çay içmeye başka yer aramıyorlar. Ayrıca şehrin içinde gezerken de teleferikleri izlemek oldukça güzel oluyor. Geceleri aydınlatması da var.

Fidangör Caddesi

Her şehrin bir alışveriş ve yürüyüş caddesi oluyor. Ordu’da da Fidangör Caddesi. Şimdi Rize merkeze göre oldukça başarılı, yürümesi keyifli bir cadde bence. Gündüzü gecesi oldukça hareketli. Belediye binasının arkasında güzel pide ve balık yiyeceğiniz mekanlar, çeşitli markaların dükkanları, 3 dalga kahveciler ve finduğa dair pek çok yer var. Küçük ama yeterli bir AVM’si bile var. Caddenin solu hep denize açılıyor. Bu anlamda kendinizi sıkışmış hissetmiyorsunuz.

Kayabaşı Köyü

Ordu artık sadece fındık ile değil çileği ile de anılmak istiyor. Burada çok lezzetli çilek tarları var. Gidip kendi ellerinizle toplayıp, yiyebilirsiniz de. Gerçekten bu köyün çilekleri efsaneydi. Merkezde de satılan yerler var bu arada. Ordu Altınordu ilçesine bağlı Kayabaşı Köyü, merkeze 12 km. Mesafede kalıyor. Bu köyün en büyük özelliklerinden biri de bir kadın girişimciliği projesi. 3 kadın girişimci ile başlatılan Eko Turizm kapsamında köye gelenler, süt sağma, yumurta toplama, yün yataklarda yatma, doğa yürüyüşü imkanının yanında odun ateşi ile Karadeniz’e özgü kuzine sobalar üzerinde pişen yemeklerden de yeme imkanı buluyor. En çok şehir yaşamından bunalanların dikkatini çeken Eko Turizm sayesinde çocukların köy yaşamını öğrenme imkanı sağlanıyor. Köyde yaşayan kadınlar da para kazanmış oluyor.

Perşembe -Cittaslow (Sakin Şehir) Projesi

Farkında mısınız aslında ne kadar çok sakin şehrimiz (Citta Slow) olmaya başladı. İtalyanca Citta (Şehir) ve İngilizce Slow (Yavaş) kelimelerinden oluşan Cittalow Sakin Şehir anlamına geliyor. Cittalow Ağı, küreselleşmenin şehirlerin dokusunu, sakinlerini ve yaşam tarzını standartlaştırmasını ve yerel özelliklerini ortadan kaldırmasını engellemek için Slow Food hareketinden ortaya çıkmış bir kent birliği demek. Küreselleşmenin yarattığı homojen mekanlardan biri olmak istemeyen, yerel kimliğini ve özelliklerini koruyarak dünya sahnesinde yer almak isteyen kasabaların ve kentlerin katıldığı bu birliğe Ordu’nun Perşembe ilçesi de üyeymiş. Perşembe’nin tümünü gezmedim ama gerçekten sakinliği ile size bambaşka bir gezegen hissi verdiği kesin.

Yason Burnu ve Kilisesi

Şöyle uzun uzun düşüncelere dalıp, hayatı sorgulayacağınız bir yer Yason Burnu.Perşembe ilçesinin 15 km. batısında, Çaytepe köyü sınırları içindeki Yason Burnu 1. derece arkeolojik, 2.derece doğal SİT alanı. Bulunduğu alan yapılaşmaya açılmadığından doğal güzelliği büyüleyici. Küçük ve sevimli bir yarımada olan Yason Burnu’ndan bakıldığında Ünye Burnu’nu görmek de mümkün. Tek çay bahçesi var burada. Bir çay söyleyin ve etrafı izleyin. Özellikle gün batımının ve doğumunun efsane olduğunu söylüyorlar. (biz öğle vakti gitmiştik)

 

Yason Burnu’ndaki fenerin ışıkları gece de görülmeye değer olabilir. Çünkü eskinden bu burunda Rumlar tarafından “Işıklar Bayramı” kutlanırmış. Hala bu küçük fener ışık saçmaya devam ediyormuş. .Yason Burnu’nda 1868 yılında Rumlar tarafından yapılmış tarihi kilise de var. Yine dışı güzel restore edilse de içi bakımsız hale. Ordu’nun bu konuya acilen bir çözüm üretmesi şart fikrimce.Karadeniz sahili boyunca üzerinde kilise bulunan tek yarımada burasıymış.

 

Hoynat Adası

Perşembe ilçesi Ramazan köyü açıklarında bulunan ve Türkiye Doğa Derneği tarafından `Önemli Kuş Alanı` (ÖKA) kapsamına alınan Hoynat Adası özellikle kuşların göç mevsiminde gelindiğinde tam bir görsel şölen vadediyormuş. Özellikle Çaka mevkindeki tünel ile aynı hizada yol kenarından kuş sürülerini izlemek mümkün.Bizim gittiğimiz zaman kuşlar yoktu ama yine de görülmeye değer bir yer olduğunu söyleyebilirim.

Kıyıya yaklaşık 100 metre açıkta olan adada nesli tükenmekte olan 90 çift tepeli karabatak yaşadığı tespit edilmiş. Geçmişte gemicilerin depo ve sığınak olarak kullandığı Hoynat Adası’nın karşısındaki Çaka Kumsalı ise ekolojik kirlilikten uzak çok güzel bir plaj. Bu plajda yüzebilirsiniz. Ayırca yakınında bir tesis de bulunuyor.

Mersin Köyü

Ordu’nun Perşembe İlçesine Bağlı Mersin Köyü çok şirin bir balıkçı köyü. Özellikle tekne yapımı ve balıkçılıkla ilgileniyorlar. Mersin köyünde sadece o yöreye has bir mezgit türü bulunuyormuş. “Mersin kaya mezgiti” boyları 20 ila 40 santim arasında olan mezgit, Karadeniz’de hamsiden sonra en çok tüketilen balık türü olma özelliğine sahipmiş. Deneme fırsatım olmadı ama gidenler mutlaka benim içine yesin:) Bu köy de yine zamanın durduğunu hissedeceğiniz sakinlikte.

Ordu Yeme, İçme Önerileri

Ordu çok zengin bir mutfağa sahip. Gerçekten lezzet tutkunlarının mutlaka görmesi gerekir.

Cotyora Restaurant

Konakladığımız Anemon Hotel Ordu’nun bünyesindeki Cotyora Restaurant, Ordu’ya gelmek için tek başına yeterli bir sebep diyebilirim. Şef Rıfat Pir önderliğindeki restoran Ordu’nun ilk fine dining konseptine sahip restoranı. Kesinlikle Karadeniz gezilerinin olmazsa olmaz lezzet durağı olması gerektiğini düşünüyorum. Hem denize nazır konumu, hem şık atmosferi hem de yöresel Ordu mutfağı ve Anadolu’nun gastronomik değerlerini bir arada sunuşu ile çok değerli.

Ordu’daki 2. akşamımızda Yanık Ülke Şarapları eşliğinde bu güzel menüyü denedik. Dilerseniz siz de başlangıç, ana yemek ve tatlı şeklindeki bu tadım menüsünü deneyebilirsiniz. Yöresel mezelerden orman tirmit mantarı, pazı kavurması, taflan kavurması ve turşu kavurması ile başlayan tadım akşamı başlangıçlar ile devam etti . Masamız Kırık fındıkla servis edilen enfes bir mantı. Zoal (en sevdiğim oldu), kese yoğurdu ile gelen pazı sarması, kabak küşleme, Ordu mutfağının en büyük lezzet miraslarından biri olan Akkuş fasulyesi ile hazırlanan Takıç salatası, dayanıklı ve ıslatılarak yenilebilen Giresun’a özel bir ekmek olan Golit ekmeğinden hazırlanan Golit ekmeği salatası ile şenlendi.

Ardından sıra ana yemeklere geldi. Ana yemeklerin çoğu deniz ürünlerinden oluşuyor, neticede Ordu’dayız. Karadeniz kum barbunu Jack Daniels fıçı tütsüsünden geçirilerek sunuluyor. İskorpit balığı roka Carpaccio ve Karadeniz tereyağı ile lezzetlendiriliyor. Deniz levreği maşa talaşında tütsüleniyor, elbette meşhur Ordu levrek cızlaması da Taşköprü sarımsağı, Çanakkale domatesi ile hazırlanıyor. Ana yemeklerde elbette sadece deniz ürünleri yok. Kayın mantarı ve Ödemiş yöresine ait bebek patatesler ile dana sırt, kuzine fırında 3-4 saat ağır ateşte pişen ve dut pekmezi ile sunulan Kuzu İnciği Boremit Cotyora Restauran’da et severleri memnun edecek seçeneklerdi. Geceyi Ahlat Armutu, Sütlü Patar Kadayıfı ve Kuru Yufka Tatlısı ile bitirirken tüm menünün Yanık Ülke şaraplarıyla muhteşem uyumu da damağımızdan kaçmadı.

Aktaşlar Pide

Ordu’ya gelince pide yemeden dönülmez elbette. Öğle vakti gezip tozunca acıkan karnımıza ilaç olacak bir pideci buluverdik. Eğer şanslıysanız güzel manzarasına karşı konumlanabilirsiniz. Aktaşlar Pide’de zeytinyağlı fındığa, sakarcalı kayganaya, fasülye dible, melocan, turşu kavurması ve kıymalı pideye bayıldım. Burası hem deniz manzarası ile hem de her damak zevkine göre bir pide çeşidi ile kalbimi kazandı. Vejetaryen pide bile var :) Belki bir gün glutensiz pide de yaparlar. Finalde gelen çikolatalı pide ise en yeni ama en bomba lezzetlerindendi. Bu arada Aktaşlar Pide’nin İstanbul’da Nelipide isimli bir restoranı da var✌️.

Derin Balık

Ordu merkezde gezerken karnı acıkanlar için Fidangör Caddesi’indeki Derin Balık’ta lezzetli bir balık yiyeceğinizi söyleyebilirim. Ben levrek buğulamasını denedim. Zaten en güzel bunu yaparız dediler. Efsaneydi… Boztepe’ye çıkan teleferikleri izlerken gerçekten hem lezzet hem hizmet anlamında keyif aldığım bir durak oldu.

Ordu’da Dondurma Yemeden Dönme

Ben her şehrin dondurmacısını mutlaka denerim Akşam Fidangör Caddesi gezisinde bi anda karşımıza çıkan Penguen Dondurma’dan dondurmalarımızı yedik. Gerçekten lezzetliydi. Katkı maddesi kullanılmadan yaptıkları belli. Ancak öğrendik ki aslında Denizciler Ordu’nun en iyisimiş. Olsun Penguen de gayet dondurmanın hakkını vermişti. Bir sonraki gelişimde ilk durağım Denizciler olsun.

Ordu Ufuk Gazoz

Bir şehrin gazozu varsa ve ben o şehre geldiysem mutlaka denemeliyim o gazozu. Ufuk Gazoz da Ordu’nun gazozu. İster pide yanına, ister meşhur Boztepe tostunun yanına söyleyin. 1952’den beri üretilen gazoz yerine kola falan içmeyi denemeyin sakın:)

Ordu’dan Ne Alınır?

Ordu’ya geldik, gezdik gördük. Peki ya kendimize ve sevdiklerimize hediye ne alabiliriz Ordu’dan diye soruyorsanız? Birinci sırayı elbette fındık, fındıklı ürünler ve yine fındık alır. Ben yine merkezde ve pek çok yerde karşınıza çıkacak olan Gürsoy Fındık’tan fındık, fındık ezmesi, kreması, fındık yağı aldım. Eğer kendi aracınızda soğutucu bir çantanız varsa çilek almanızı tavsiye ederim.

Kilim, sicim, kolan, heybe, oyalı yazma gibi dokuma ürünleri yanısıra, ahşap eşyalardan baston ve sepet alınabilir. Müzik aletleri üretimi de yapılan Ordu’da klarnet ve kaval da müzikle ilgilenenler için güzel bir seçenek olabilir.

Ordu İle İlgili İlginç Bilgiler

Ordu gezilecek yerler kısmını bitirdiyseniz sizi biraz Ordu ile ilgili şaşırtalım. İşte şaşırtan Ordu notları…

*Doğu Karadeniz’in Ceviz, fındık ve kirazının Batıya koloniler döneminde götürülerek tanıtılmış.

*3820 metre uzunluğuyla Türkiye’nin en Uzun tünelinin(Nefise Akçelik Tüneli) Ordu’daymış.

*Türkiye’nin ilk köy gazetesi olan Güzelordu’nun Bilal Köymen tarafından Ordu’da yayımlanmış.

*İlk tiyatro oyunlarından birinin 1908’de Ordu’da sahnelenmiş.

*Kurtuluş Savaşı devam ederken Ordu’da bir Kütüphane açılmış.

*Atatürk’ün Cumhurbaşkanı sıfatıyla ziyaret ettiği ilk spor kulübünün Ordu İdman Yurdu olmuş.

*Topraklarında yirminin üzerinde orkide çeşidi bulunduruyormuş.

print
Takip et

Sevda Serbest

Bir garip gezenti, fotoğrafkolik, gurme yamağı, sanat aşığı, kedi annesi, modern deli....
Takip et

Yazar hakkında

Sevda Serbest

Bir garip gezenti, fotoğrafkolik, gurme yamağı, sanat aşığı, kedi annesi, modern deli….

Yorum yaz