İtalya’nın güneyinden üç kasaba: Alberobello, Monopoli ve Polignano

tarafından yazıldı

Bir çoğumuzun bildiği gibi İtalyanlar güne espresso ve cornetto (kruvasan) ile başlarlar. Sizde İtalya’ya gittiğinizde espresso ile sabah mahmurluğunuzu üzerinizden atıp zindeleşirken cornetto’yla da  ,Türk kahvaltılarının yerini tutmasa da, kahvaltınızı yapmış olursunuz.  İşte bu seyahatte güne böyle başlanan bir İtalya seyahatinden bir parça. Güney kasabalarına gidip onları tanıyabilmek, tanıyabilmek için  uzun uzun yürüyebilmek, ve uzun uzun yürüyebilmek için de bol bol espresso içilen bir seyahat!

Sözü fazla uzatmıyorum,

İşte başlıyorum!

İlk durak:

Alberobello

IMG_0454

Şanlıurfa’nın Harran ilçesiyle kardeş şehir ilan edilen Alberobello, UNESCO’nun dünya mirası listesinde olan İtalya’nın güneyinde Puglia bölgesinde bulunan bir kasabadır. Adeta açık hava müzesidir ve gördüğünüz dükkanlar, evler, eczaneler, kafeler yani tüm kasaba aynı mimari ilebeyazlar içinde inşa edilmiştir. Koni şeklinde gri çatıları ile yığma taştan inşa edilen bu beyaz evlerin isimleri Trullo’dur. 4-5 tane trullo’nun grup olarak inşa edilmesiyle oluşan Trulli’ler kalabalık olmayan bir  ailenin ihtiyacına cevap vermektedir ve günümüzde de kullanılmaktadır.  Bir çok evin çatısında  aile veya etnik semboller vardır. Bunlardan en önemlileri: içinden ok geçen kalp Santa Maria Addolorata’yı ve dörde bölünmüş çember üzerinde SCSD harfleri ise bölgedeki  Santo Cosma ve Santo Damiano azizlerini simgelemektedir. Çatıların koni şeklinde olmasının sebebi ise; 13’üncü yüzyılın sonlarında kralın izinsiz yerleşim kurmayı yasaklamış olması ve yeni yerleşim yerlerine  yüksek vergi ödeme kuralını getirmesidir. Vergi memurları geldiğinde yığma taş evlerin çatısı kolayca yıkılabileceğinden  evler bu şekilde inşa edilmiş. Vergi memuru geldiği zaman içten oluşturulan düzenekle çatının tepesine tutturulan ip çekilir ve çatı kolayca yıkılabilmektedir. Alberobello’nun dükü Girolamo, vergi ödememek için halka Trulli şeklinde evler yapmaları şartını koymuş ve halkta bu sayede yıllarca vergi ödemeden yaşamıştır.

IMG_0448

IMG_0456

Bölgenin lezzetlerine gelince, Foccacio yani pizza hamurunun üzerine domates ve zeytinyağı en çok tercih edilenlerden. Kasabanın en güzel yanı ise tattığınız, yediğiniz, içtiğiniz her şeyin el yapımı ve organik ve öylesine lezzetli olması! ‘’-Peynir kültürüm iyidir’’ diyorsanız burayı seveceksiniz , acı yemeyi seviyorum diyorsanız burayı unutamayacaksınız. Çünkü bölgenin chili biberi, acı sosu ve  acı biber reçeli oldukça ünlü.

Chili biber sosu yumuşak, orta ve sert olmak üzere  3 kategoriye ayrılıyor. Öyle ekmeğin üzerine sürüp yiyebileceğinizi hayal ederseniz, çok yanılırsınız. Çünkü kürdan ile tattığınız yumuşak sertlikteki chili sosu, her ne kadar benim gibi  acı tüketedebilen biri olsanızda, nefesinizi kesecek. Sonra siz çantanızdaki su  şişesini ararken, su içerseniz daha çok yanacağınızı söyleyecekler. Çaresiz kalacaksınız ve eğer çevrenizdekiler sizinle aynı durumda değilse ”komediye” dönme ihtimaliniz yüksek. Ve muhtemeldir ki, tamda bu anda size ikram edilen ve sizi rahatlatacağını düşündüğünüz ilk  şeyi ,örneğin ben ikram edilen muzu yemiştim, yiyeceksiniz. Ve  5 dakika içinde her şey normale dönecek. Sakinleşeceksiniz. Hatta belki diyeceksiniz ki ”-Aslında o kadar acı değildi de birden boğazıma kaçtı o yüzden böyle oldum.. Öhömm öhömm!”

IMG_0474

IMG_0455

Yapılacaklar listesinin tadılacak bölümündeki diğer lezzetlere  gelince; chili biberli kahvesi, zeytinleri, el yapımı zeytinyağları, chili biberli kurabiyeleri, el yapımı likörleri’de oldukça meşhur. Denemeden kesinlikle dönmeyin demesem bile eminim ki denemeden dönmeyeceksiniz.

Restaurant seçimine gelince ,  Trulli’lerin içinde La Nicchia veya La Cantina restaurantlarını tercih edebilirsiniz.

İtalya’nın bir ucundaki kasabaya gelmişken bunu tecrübe etmemek olur mu?

IMG_0458

 Monopoli:

IMG_0460

Adriyatik denizine kıyısı olan bu küçük kasaba ise yine Puglia bölgesindeki ortaçağ kökenli eski bir kasabadır.  Denizin  mavisi bölgeye öylesine  hakimdir ki, her sokak arasından karşınıza çıkabilir ve buna ortaçağın mimari dokusu da eklenince zaman kavramından soyutlanmış olursunuz.  Eski ve yeni  iki tane limanı olan bu şehirde hangisinde olduğunuzun bir önemi yok. Porta gidip adritatk’i izlemenin verdiği huzur , kasabayı tanıma tutkunuzun ötesine geçebilicek kadar iddialı..

IMG_0463                       IMG_0459

Görülmesi gereken yerler arasında:

Porto Icicle plajı; denize girmek isteyenler şehrin merkezine araçla 10 dakika uzaklıkta olan bu plaja gidebilirler.

Charles V.kalesi; 1525 yılında biten Ortaçağ kentini ayıran  bir lokasyondaki buruna konumlandırılmıştır. Kale, 19.yy’ın ilk yarısından 1969’ a kadar hapishane olarak kullanılmıştır. Günümüze kadar restorasyonlarla genişletilmiştir ve şuanda ise kültürel etkinliklerin düzenlendiği ve sanat galerilerinin olduğu merkez olarak kullanılmaktadır.

IMG_0465

Katedral Bazilikası(18. yüzyıl), kasabanın meydanında desek yanlış olmaz. Oturma yerlerinin bulunuşu, çarmıha gerilen İsa heykeli, aslında nice Meryem ve İsa heykeli ile Katolik kilisesi özelliklerini barındırırken , süslü renkli  vitrayları ile Barok mimari tarzında inşa edilen bir kathedraldir. Monopoli’ye geldiğinizde görmeden gitmemeniz gereken yerlerden.

 IMG_0476

Polignano:

IMG_8409

Meşhur cliff diving atlayışlarının yapıldığı şehirlerden bir tanesi de Polignano. Renkli ve adrenalinli bu organizasyonun yapıldığı döneme denk gelemeseniz bile oldukça keyifli bir gezi yaşarsınız.  İçeceğinizi  alıp  manzarayı izlediğinizde, zamanı dondurmak istediğiniz anlardan birinde olacağınıza eminim.

IMG_0450                              IMG_0451

Ayrıca şehrin ortaçağ mimari dokusu, gecenin geç vakitlerine kadar açık olan  kalabalık restaurant ve kafeleri, şen şakrak bölge halkı da size yorgunluğunuzu unutturup, enerjik hissettirecek.

10052012_052239_noticia

Restaurant seçimine gelince paranıza bir sefercik kıyıp  Ristorante Grotta Palazzese’e gitmenizi şiddetle tavsiye ederim. Deniz mahsülleri sevenler ve pizza severler! ”-İtalya zaten bunların merkezi canım…” diyebilirsiniz ancak ferah bir mağaranın içinde, adriyatik denizini izlerken akşam  yemeği yiyebileceğiniz bir locasyon bulamayabilirsiniz. Kendinizi şımartmak içinde Otantik ve güzel bir seçim olur . Okumuşken, bilmişken ve gitmişken kaçırmamanızı tavsiye ederim

Eveet…

Bir seyahat yazısınında sonuna gelirken, tekrar görüşmek dileğiyle,

Nice nice güzel seyahatleriniz olsun diyorum.

Sevgilerle,

G.

print

Gülşah Yaman

Gülşah Yaman

Market Intelligence Analyst / gulsahyaman8@gmail.com
Gülşah Yaman

Eklenme :
Son Değişiklik: 2015-10-16
Yayınlayan : Gülşah Yaman

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazar hakkında

Gülşah Yaman

Market Intelligence Analyst / gulsahyaman8@gmail.com