Hepimizin hayalindeki şehir: Barselona

tarafından yazıldı

Messi, Neymar, Suarez. Bundan bir hafta önce bana Barselona deseniz cümleye böyle başlardım. Ancak bu olağanüstü şehri gördükten sonra artık Gaudi, Tapas ve Messi diye başlamak daha doğru olacaktır. Dürüst olalım, Messi'nin yerini kimse alamaz.

Gaudi'nin eserlerinden, lezzetli İspanyol yemeklerinden bahsetmeden önce çok yararlı olacak ve gezinizi kolaylaştıracak bir tavsiye vermek istiyorum; Ücretsiz Yürüyüş Turları. Şehri gezmenin ve tanımanın en kolay yolu olan bu turları, otelinizdeki broşürlerden veya herhangi bir yerden alacağınız şehir haritalarından öğrenebilirsiniz. Bu yürüyüş turlarına katılarak sadece şehrin tarihi ve mimarisiyle ilgili çok detaylı bilgi sahibi olmakla kalmıyor, aynı zamanda bir sürü yeni arkadaş edinip gezinize renk katabiliyorsunuz.

Barcelona'nın merkezi olarak kabul edeceğimiz yer Plaça de Catalunya (Taksim Meydanı) ve bunun hemen aşağısında denize doğru uzanan La Ramblas (İstiklal Caddesi). Burası şehrin kalbinin attığı yer ve dolayısıyla da turistlerin en uğrak merkezi. La Ramblas boyunca aşağı indiğimizde, Amerika kıtasını değil de Akdeniz'in sıcak suyunu işaret ederek adeta "su çok güzel, gelsenize" diyen Kristof Kolomb karşılıyor bizi. Biz ise sıcaklıklar Kasım ayı standartlarının üstünde olsa bile hasta olma riskini göz önünde bulundurarak kıyıdan kıyıdan yürüyüp Barceloneta'ya gidiyoruz. Barceloneta, şehrin deniz kıyısındaki geniş kumsalın olduğu bölge. Burada yürürken sığ bölgede yüzenleri, biraz daha derinlerde ise sörf yapanları izleyebiliyoruz.

Bir başka Barselona yazısı için tıklayınız!

La Ramblas

[caption id="attachment_6561" align="alignnone" width="730"]Barceloneta plajı Barceloneta plajı

Barcelona'da bizim tarihi yarım adanın karşılığı olarak ilk yerleşim yeri olan Gothic Quarter var. Sadece daracık ara sokaklarında kaybolmaktan bile keyif alacağınız bu bölgede bir halkın tarihinin yanı sıra sanatı ve kültürel zenginliği de dikkati çekiyor. Özellikle halk diyorum, çünkü Barcelona'da yaşayan halkın büyük bir çoğunluğu İspanyol değil Katalan ve bunu neredeyse her evin balkonunda asılı olan "Katalunya" bayraklarıyla gözler önüne seriyorlar. Bu tarihi bölgede büyük Kathedral'e ek olarak Kral'ın eskiden yaşadığı muhit, eğitimini bir süre Barcelona'da almış olan Picasso'nun müzesi, Belediye binası ve bir çok kilise bulunuyor.

Gothic Quarter

[caption id="attachment_6573" align="alignnone" width="730"]Barcelona Cathedral Barcelona Cathedral

Bütün bu büyük yapıtların önemsiz gibi görünmesinin tek sebebi ise mimarların tanrısı olarak görülen Gaudi'den başkası değil. Barcelona'ya bıraktığı Casa Mila, Park Güell ve Casa Battlo gibi eserler UNESCO'nun dünya mirası lisetesine girmeyi başarmıştır ve ayrı ayrı gezilip görülmesi gereken muazzam yapılardır.

Casa Mila

Casa Mila

Bu eserlerin yanında öyle bir harika yaratmış ki Gaudi, henüz bitmemiş olmasına rağmen tek başına insanları Barcelona'ya çekmeye yeter. La Sagrada Familia, bitmemiş haliyle bile Gothic Quarter'da yer alan büyük Kathedral'in yaklaşık 3 katı büyüklüğünde ve Gaudi'nin tasarladığı haliyle aynı anda 10 bin ziyaretçi ağırlayacak bir iç hacme sahip.

La Sagrada Familia

La Sagrada Familia

Şehirdeki bir diğer büyük mimari eser ise fitil şeklinde tasarlanan Torre Agbar. Bu bina halihazırda Barcelona'nın en yüksek 3 binasından biri olmakla birlikte, gece ışıklandırmasıyla da görsel bir şölen yaratıyor.

Barcelona'ya gittiğinizde bir diğer yapmanız gereken şey ise dağlarına çıkmak. Bunların başlıcaları ise şehir merkezine yakın konumdaki ve içinde tarihi kalenin bulunduğu Montjuic ile şehrin en yüksek noktası olması yetmez gibi bir de dönme dolapla bütün Barcelona'yı kuş bakışı izleyebileceğiniz Mount Tibidabo.

E buraya kadar gelmişiz, Avrupa'nın en büyük stadyumu ve futbol tarihinin gelmiş geçmiş en büyük yıldızını görmeden olmaz diyerek FC Barcelona resmi mağazası olan Botiga'lardan birine uğrayıp biletimizi alıyor ve metroyla şehir merkezinden yaklaşık 15 dakika uzaklıkta olan Camp Nou'ya gidiyoruz. Yaklaşık 100.000 seyirci kapasiteli olan bu stada hiçbir güvenlik kontrolü olmadan giriyor, maç içinde film izler gibi maçımızı izliyor ve bitiş düdüğüyle staddan ayrılıyoruz. O devasa stadyumun içinde bulunmaktan başka pek bir cazibesi olmadığını farkediyoruz, hele bir de Messi yoksa.

FC Barcelona stadı Camp Nou

FC Barcelona stadı Camp Nou

Gelelim İspanyol mutfağına. Bir liman kenti olduğundan Barcelona'da da deniz ürünleri çok yaygın. Bunun haricinde Paella denen pirinçli güveçimsi güzel bir yemekleri var. Ayrıca atıştırmalık olarak şehrin her tarafında lezzetli Tapas'lar bulabilirsiniz. Bunların yanı sıra sağlıklı beslenmek isteyenler için La Ramblas'dan aşağı doğru inerken sağ tarafta La Boqueria adı verilen taze meyve pazarı bulunmakta. Bu pazarda günlük taze meyveleri küçük kaplarda satın alabilir veya bir çok taze meyve suyundan birini tercih edebilirsiniz.

Tapas

[caption id="attachment_6566" align="alignnone" width="730"]La Boqueria La Boqueria

Son olarak ben çok yaygın olarak görmesem de bazı salonlarda klasik müzik ve flamenko gösterileri izleyebilir, bir haftalık güzel bir seyahatle yetinmeyip kendinizi "ben burada yaşamalıyım" diyerek Barcelona'daki iş ilanlarına bakarken bulabilirsiniz

print

Alper Ehlil

Pilot at THY

Latest posts by Alper Ehlil (see all)


Eklenme :
Son Değişiklik: 2017-03-22
Yayınlayan : Alper Ehlil

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazar hakkında

Alper Ehlil