Haşimato Hastalığı ve 3 Aylık Glutensiz Beslenme Dönemim

Sevda Serbest tarafından yazıldı

Haşimato Hastalığı ve Glutensiz Beslenme ile ilgili deneyimlerimi okuduktan sonra lütfen doktorunuzun gözetiminde, kendisine danışarak bu tip diyet ve takviyeleri almanızı önerdiğimi belirtmek istiyroum. Herkesin bedeninin ihtiyaçları aynı hastalığa sahip olsa da farklı olabilir. Glutensiz beslenmeye yaklaşık 1 yıl önce öğrendiğim Haşimato tiroidi hastalığım nedeniyle başladım. Haşimato, bağışlık sisteminin tiroit bezine saldırması ve tiroit hormonlarının da bu süreçte giderek azalması demek. Şu anda tirot hormon takviyesi alıyorum,yani her sabah aç karnına bir ilaç kullanıyorum. TSH yani tiroit hormonları değerlerim olaması gereken şekilde de olsa, ANTİ TPO değerlerim 300-400’lü rakamlarda. Yani haşimato hastalığı olan kişilerde olduğu gibi bağışıklık sisteminin vücutta düşman olarak gördüğü tiroit bezine saldırmak için ürettiği antikor değerlerim yüksek. Bu değerler haşimatosu olmayan kişilerde 0-9 değerlerinde oluyor, hiper ya hipotiroidi olsa bile. Siz de kendi deneyimlerinizi, size iyi gelenleri sayfanın sonundaki yorum bölümüne yazabilirsiniz.

 

Haşimato Olduğumu Nasıl Öğrendim?

Haşimato hastalığının belirtileri arasında, sabah yataktan kalkmakta zorlanma, üşüme ya da sıcağa dayanıksızlık, sürekli uyuma isteği, kilo alma ya da verme, regl düzenin gecikmesi, el ve ayak bileklerinde, parmaklarında karıncalanma hissi, depresyona yatkınlık gibi pek çok şey var. Ben reglim geciktiği için yapılan  bir testte TSH değerlerimin yükselmesi, ardında da Anti TPO değerlerimin de yüksek (600) çıkması ile öğrenmiştim. İlk öğrendiğimde, çok korkmuş ve dünya başıma yıkılmıştı. Hala da kafama çok taktığım dönemlerim oluyor. Bir de kilo sorunum olmasa da göbeğimdeki şişkinlik son dönemlerde çok artmıştı. Sıradan bir şişkinlik sanıyordum. Bununla ilgili olarak da probiyotik kullanımına başladım ve düzenli kullanımda fazlasıyla yararını gördüm. Haşimato hastalığının temelinde bağırsakları iyileştirmenin çok önemli olduğunu pek çok uluslararası  makalede okudum. Şu anda doktorların hiç biri size bu hastalık ve bağırsaklar arasında bir bağlantı kurmuyor tabii. Buna bağlı olarak da glutensiz, şekersiz ve yararlı bakterilerden zengin, bağırsak florasını korumaya yönelik bir beslenme ile antikor düzeylerini az da olsa düşürmek istedim. Glutensiz, en az şeker ve bol yararlı bakterili dönemim böyle başladı. Haşimato hastalarının demir ve D vitamini oranlarında da ciddi düşüşler oluyor. Bu konuları son paragrafa bırakayım. Ancak en önemlisinin stres olduğunu, bunu bir paragrafa bırakmayacağımı da belirteyim. Nasıl iyi hissediyorsanız, öyle kalmanız her açıdan en  güzeli. Ayrıca yoga yapmanın da beni hem ruhsal hem bedensel olarak rahatlattığını ve haşimato hastalığına iyi geldiğini gözlemledim. 

Glutensiz Beslenme Dönemim

Hiçbir doktor haşimato hastasına glutensiz beslenmesini önermiyor. Kilo sorunu olanlara belli şekilde diyetlerde önerebiliyorlar ama benim aşırı kilo sorunum da bulunuyordu. Ancak yabancı kaynaklarda ve elbette Karatay diyetinde de antikor değerlerini düşürmek için glutensiz beslenmek gerekiyor diye okumuştum. Ömrüm boyunca antikor değerlerimi düşüremeyip, bağışıklık sistemim tirot bezine saldırmasına izin mi vermeliydim diye kafam karışmıştı. En azından deneyip, iyi gelip gelmediğini ölçmeliydim. Tedavisi de olmayan Haşimato için glutensiz beslenme diyetini uygulamaya karar verdim. Oldukça zor bir diyet olduğunu biliyordum. Özellikle hamur işi yiyecekler olmadan ülkemizde sofraya oturmak neredeyse imkansız. Tam buğday, çavdar, buğday, bulgur, yulaf da dahil olmak üzere her bir şey yasak diyebilirim. Pek çok hazır gıdada buğday ürünü olmasa da içinde gluten olma ihtimali çok yüksek. Çoğunlukla evde kendi ekmeğimi yapmaya, karabuğday unundan krepler, hindistan cevizi unundan tatlılar yapmaya çalıştım.  En zorlandığım şeyler araında simit ve bira vardı :) Şimdi size Glutensiz beslenme dönemimde bana yardımcı olan besinler, markalar, mekanlar ve yöntemler hakkında kendi deneyimlerimi sıralayacağım. 3 ay glutensiz beslenme sonrasında ise antikor değerlerim için test yaptırdım. Sonucu da yazı sonrasında yazacağım.

Karabuğday unundan yaptığım ekmek

Glutensiz Restoranlar

Glutensiz beslenme döneminde dışarıda yemek yemek tam bir kabus haline geliyor. En unsuz sandığınız bir çorbada, sebzeli et yemeğinde bile kesinlikle un var. Glutenin ne olduğunu bilmeyen işletme sahipleri mi, sizi vegan sanıp, vegan menü getiren garsonlar mı yoksa ”bulgur sağlıklı, tam tahıllı ekmek yemek de sakınca yok” diyenler mi daha şaşırtıcı oluyor tam karar veremiyorum ama sıfır glutensiz beslenmenin imkansız olduğu gerçeği ile yüzleşmek ile başladım. Bir şekilde gluten sen ne kadar dikkat edersen et, bir yiyeceğin içinde fark etmeden olabiliyor. Bu nedenle dışarıda yemek seçiminde en kolayı salata-sebze ve ızgara et gibi seçenekler oldu.Etlerdeki bazı sosları istemeyince sorun tamamen ortadan kalkabiliyor. Canınız makarna, tatlı gibi yiyecekler çekince işler orada karışıyor. Bu anlamda denediğim ve aklınızda olmasını istediğim bir kaç restoran ismi vereceğim.

Beyaz Fırın

Beyaz Fırın: Adı üzerinde burası bir fırın. Siyez unundan, ekşi mayaya her bi şey var. Aynı zamanda gutensiz seçenekler de var. zaten menüsünde tüm beslenme türlerini, alerjik besinleri ilgilendiren uyarılar bulunuyor her bir yemek seçeneği için. Burada glutensiz makarna ve glutensiz tatlılar bulabilirsiniz. Pek çok semtte olması bir diğer güzellik.

Vi Coffee: Nişantaşı’ndaki bu küçük kafe, sağlıklı ekşi mayalı , glutensiz ekmeklerle hazırlanmış sandviçler, tostlar da yapıyor, Vegan, raw ve glutensiz tatlılar da… Matcha kurabiyeleri de pek hoş.

Healin

Cafe Mars Kadıköy: Burada kahve yanına glutensiz tatlı yemiştim. İsmi aklımda kalmamış ama, zaten bu konuda yardımcı oluyorlar.

Kırıntı: Yine farklı semtlerde şubesi olan Kırıntı, dönem dönem değişen menüsü ile glutensiz et, makarna gibi yemek seçenekleri sunuyor. Ayrıca Glutensiz ekmekleri de var.

Healin: Teşvikiye Cami’nin hemen köşesinde yer alıyor. Dekorasyonu bi botanik bahçesini andırıyor. Burada glutensiz, raw, vegan pek çok seçenek bulmak mümkün. Ben özellikle glutensiz, pancar unundan yapılmış hamburger ekmeği ile hamburgerini çok sevmiştim.Raw tatlıları da favorim.

Midpoint: Yine hemenhemen her semtte yer alan Midpoint’te de glutensiz makarna gibi seçenekler var.

Bi Nevi Deli: Adı gibi deli seçenekleri var. Tartlardan, çorbalara, konjak bitkisinden yapılan noodle’a, Kombucha’dan Matcha çayına pek çok güzel lezzet var. Ayrıca buradan paketli sağlıklı ürünler de satın alıp, evinize götürebiliyorsunuz.

Wagamama:Japon yemeği severler için de güzel bir önerim var. Kanyon ve Nişantaşı’nda şubesi olan Wagamama’nın glutensiz menü seçeneği de var.

Coffee And Guide: Balat’a gidip bir kahve molası vermek istediğinizde, glutensiz brownisi ile Coffee And Guide yardımınıza koşuyor. Biz gittiğimizde sonuncu dilimi ben almıştım. Benden sonra gelen kızın glutensiz kek hevesi maalesef sonuçsuz kaldı. Keşke bu tip kafeleri Balat’ta çoğaltabilsek.

Marriot Hotel Şişli :Evet bir kahvaltı için gitmiş olduğum Marriot Hotel’in Şişli şubesinde glutensiz ekmek bulabilmenin sevincini yaşamıştım doğrusu. Otellerde glutensiz seçeneklerin olması çok önemli. Bu anlamda bazı otellerde glutensiz ekmek ya da bu tip beslenme ayrımının olmadığını üzülerek fark etmiştim maalesef.

Milano: Eğer Milano’ya gidecekseniz Doumo’nun hemen arkalarında bir sokakta yer alan Pizzeria di Gennaro’da glutensiz Peroni bira ve glutensiz bazı seçenekler bulabileceğinizi ekleyeyim.

Shorba: Özellikle beyazyakalıların öğle yemekleri için çok tercih ettiği Shorba’da Türk ve Dünya mutfağından tam 3000 çeşit çorba bulabiliyorsunuz. Glutensiz çorba seçeneğinin olduğu da ekleyelim. Ataşehir, Florya ve Kuşadası şubeleri var.

A’da 216: Glutensiz restoran deyince akla burası gelsin zaten. Menüsünde pizza,lahmacun,pide,gözleme,baklava,kadayıf,makarna,hamburger gibi birçok seçenek mevcut. Maltepe Yaylada AVM içinde bulunuyor.

Marriot Hotel Şişli

Naan Bakeshop: Moda’daki bu ekmek, kafe ve kahvaltı diyarında da glutensiz seçenekler zaman zaman oluyor.

Backhaus: Normalde de unlu her bi şeyine bayıldığım Backhaus, glutensiz ürünler de sunuyor. Glutensiz yaş pasta, muffin, kuru pasta, kek ve ekmekler bulabiliyorsunuz.

Glutensiz Markalar:

Glutensiz Ada: Sanırım glutenisiz beslendiğim dönemimde en kurtarıcı seçeneklere sahip marka oldu benim için . Hazır glutensiz mantıdan, lahmacuna, hamburger, sandviç ekmeğine, atıştırmalık kıtırlardan makarnalara kendisini sürekli yenileyen bir marka. Hem web sitesinden hem de Carrefour, Migros, Metro gibi marketlerde bulunabiliyor.

Mayya Ekmek: Ekşi mayalı ekmeğe bayılırım. Ancak glutensiz olmasının çok zor olduğunu okumuştum. Sonrasında Mayya Ekmek ile tanıştım. Çok leziz artizan ekmekler yapıyorlar. Siyez unundan, çavdardan , tam buğday unundan ve Karabuğday’dan. Bir de üzerine ekşi mayalı karabuğay ekmeği yapmasınlar mı ? Gerçekten çok sevmiştim. Sandviç, hamburger ekmekleri ve elbete kurabiyeleri de var. Instagram adreslerini buraya bırakıyorum. 

Vegan Dükkan:Cihangir’de şubesi bulunan Vegan Dükkan ‘da daha çok vegan ürünler olsa da kurtarıcı düzeyde glutensiz ürünleri satıyor. Örneğin bulmakta çok sıkıntı çektiğim glutensiz yulafı burada bulabilmiştim. Web sistesinde de alışveriş yapabilirsiniz.

Güzel Gıda: Etiket tasarımlarındaki sadeliği çok seviyorum. Glutensiz beslenmede sağlıklı un önemli. Örneğin pirinç unundan ekmek de hiç sağlıklı değil. Bu yüzden özellikle glutensiz sağlıklı unlar için kendisine başvurmuştum. Karabuğday unundan çok kez ekmek yaptım. Karabuğday ekmeği tarifini youtube kanalımdaki videodan izleyebilirsiniz. Güzel Gıda’da organik kinoa, konvansiyonel kinoa, chia tohumu, ham kakao tozu, Matcha, badem ve hindistan cevizi unu bulabilirsiniz. Bazı zincir marketlerde hem de web sitesinde satış yapıyor.

İstanbul Halk ekmek: Yine eğer canınız ekmek çekerse İstanbul Halk Ekmek’te de glutensiz ekmek çeşitleri var. Pek lezzetli olduğunu söyleyemeyeceğim ama bazen kurtarıcı ve oldukça uygun fiyatı var. 

Eti Pronot: Hemen hemen her markette ve diğerleriyel arasında uçurum gibi fiyatlar olmayan tek markamız Eti Pronot. Bisküvilerden, keklere pek çok çeşidi var. Onu seviyoruz <3

Glutensiz Makarna: Kolayca bulabileceğiniz markalar arasında Beşler, ve Arbella bulunuyor. Carrefour’larda ve pek çok markette bulabilirsiniz.

Wasa: Normalde de çok sevdiğim Wasa’nın her yerde bulamasam da glutensiz versiyonları da var. Baya bi kahvaltı öğünümü kurtarmıştı.

Schar: Kendisi Alman disiplininde mükemmel bir glutensiz ürünler markası. Her bi şeyi olan ama pahalı bir marka aynı zamanda. Yine de her glutensiz beslenenin en birinci markalarından biri. Şehriyeden, makarnaya, undan, atıştırmalığa zengin ürün çeşidi var.

Glutensiz Çikolata Markaları:

Glutensiz çikolata konusu baya önemli bir konu. Hemen yapıştırayım markaları:

Mabel, Gürsoy kakaolu fındık kreması, tadella, Toffifiee, Sarelle, Snickers, Pernigotti, Kinder Surprise,Toblerone, Nussknacker

Ev yapımı glutensiz tarifler de bir başka yazımızın konusu olsun, zira glutensiz beslenirken en çok evde yapacaksınız yediklerinizi….

Haşimato ve Probiyotik

Öncelikle tüm hikaye benim kendi bedenim ve metabolizmam ile ilgli. Bu nedenle aynısını direkt uygulamak yerine kendi ihtiyaçlarınızı, bedeninizi tanımanızı tavsiye ederim. Elbette doktor tavsiyesini de unutmayın. Bana iyi gelen size iyi gelemeyebilir.

Haşimato teşhisinden önce karnımdaki anlamsız şişliği, tuvalete çıkma sıklığını probiyotik ile düzene soktuğumu söylemek istiyorum. Öncelikle  bağırsak floramın bozuk olup, olmadığı ile ilgili evde yapılan bir testi uyguladım. Bu tıbbı olarak da doğru kabul edilen bir yöntem. Sabah aç karnına bir bardak suya tükürüp bekliyorsunuz. Tükürük çatallanıp dibe çöküyorsa bozukluğuna işaret ediyor. Normali tükürüğün çatallanmadan yüzeyde kalması. Haşimatonun bağırsaklarla ilişkisi net olarak kanıtlanmasa da şişkinlik bulgusu tüm haşimato hastalarında hemen hemen var. Elbette evde yapılan doğal yoğurt, kefir , turşu gibi besinlerden probiyotik alabilirsiniz. Bu anlamda eğer vaktiniz yoksa tavsiye edebileceğim bir marka var. Adı Bi Tas. Instagram adreslerini buraya bırakıyorum, sipariş verebilirsiniz. Ayrıca kemik suyu da yapıyorlar. oldukça iyi. 

Bi tas

Ancak benim için bu çok yeterli olmadı. Okuduğum araştırmalarda evde yapılan yoğurt, turşu, kefir gibi besinlerdeki probiyotik miktarını, çeşitliliğini ölçemiyoruz. Ne kadar çok çeşitli yararlı bakteri ve sayısı ne kadar fazlaysa o kadar önemli. Ve biz bunları maalesef (eğer denediyseniz ve yeterli gelmediyse, eğer bağırsak flora bozukluğunuz varsa ) evde doğal yapılmış olan bu besinlerden yeterince alamıyoruz. Bu arada laktozun bağırsaklarıma iyi gelmediğini anladığımdan beri inek sütü de tüketmiyorum. Elbette dolaylı yollardan alıyorum ama direkt sütlü kahve, süt tüketmek gibi alışkanlıklarımı bıraktım.Bu nedenle öncelikle NBL probiyotik kullandım. İyi geldiğini fark etmemle birlikte daha iyisini araştırmaya başladım. Ancak bakteri çeşitliliği arttıkça fiyatların da aynı oranda arttığını gördüm. Özellikle ülkemizde fiyatlar çok yüksek.Almanya seyahatim sırasında bir eczaneden aldığım Dr. Wolz isimli probiyotik yaklaşık bir yıldır tüm şişkinlik sorunuma ve tuvalet düzenime iyi anlamda etki etti. Buradan detaylarına bakabilirsiniz. 

NBL markasında 2.5 milyar yararlı bakteri ve 5 çeşit varken, DR. Wolz’de 48 Milyar yararlı bakteri ve 8 çeşit bulunuyor. Fiyat olarak da çok daha uygun fiyatlara geliyor. Almanya’ya giden arkadaşlarınızdan isteyebilirsiniz.

Ama söylediğim gibi, doktorunuza danışmadan probiyotik kullanmamalısınız. Başlarda her gün içtiğim bir kapsül şimdilerde 3 günde bir gibi bir rutine dönüştü.

Haşimato Hastalığı Ve D Vitamini

Genel olarak ülkemizin D vitamini ortalaması çok düşük ama Haşimato hastalarının tümünde de neredeyse D vitamini 30’un altında. Benim de ilk test yaptırdığım dönemde 25 gibi bir değerdeydi. Güneşten D vitaminini karşılamak o kadar kolay değil. Güneşlenme takvimini takip edip, her gün o saatte 1 saat güneşlenmek gerekiyor ve ardından iyi emilmesi için 24 saat sıcak ve sabunlu duş yapmamak gerekiyor. Güneşlenme takvimine zaman zaman ayak uydurabilsem de her zaman çok zor. Güneşlenme takvimine buradan ulaşabilirsiniz. Bu nedenle Takviye D vitamini almaya başladım, tablet ya da damla şeklinde dönem dönem. 48’e kadar yükselttim, en son 35’lere düştü, ama muhtemelen şimdilerde yaz dönemi ile birlikte yine artmıştır. Yetersiz D vitamini hem bağırsakları etkiliyor,metabolizmanın yavaşlamasına neden oluyor ve depresyona meyilli oluyoruz. Tavsiyem D vitamininizi ölçtürüp, güneşlenme takvimine dikkat etmeniz ve gerekiyorsa takviye almanız. Takviye konusunda ise çok memnun kaldığım bir marka henüz olmadı maalesef.

Sonuç:

Gluten diyetim sonrasında antikorlarımda herhangi bir azalma olmadı, hatta TSH’ım yükselmişti. Sonrasında gluten diyetimi bıraktım. Ancak D vitamini, probiyortik ve hormon takviyesine devam ediyorum. Bol bol bol yoga yapıyorum. Şu ara TSH’ım 2 değerine indi. Sanırım stres birincil faktör bu hastalık için. Gluten konusunda ise  hala diğer dönemlerime göre daha az tüketmeye gayret ediyorum. Hem daha az yorgun hissettiğim hem kilo verdiğim hem de cildimin daha parlak olduğu gerçeği gluten diyeti ile ilgili kesin ve net sonuçlarım.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

print
Takip et

Sevda Serbest

Bir garip gezenti, fotoğrafkolik, gurme yamağı, sanat aşığı, kedi annesi, modern deli....
Takip et

Yazar hakkında

Sevda Serbest

Bir garip gezenti, fotoğrafkolik, gurme yamağı, sanat aşığı, kedi annesi, modern deli….

Yorum yaz